3 Mayıs Türkçüler Günü Kutlamaları

Samsun Türk Ocağı 3 Mayıs Türkçüler günü münasebetiyle 3 Mayıs Perşembe günü İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, MHP İl Başkanı Abdullah Karapıçak, Ülkü Ocakları İl Başkanı M.Batuhan Örs, MHP İlkadım İlçe Başkanı Köksal Şimşek, Kızılay Samsun İl Başkanı Mustafa Keskin ve çok sayıda Türk Ocaklı’nın katılımlarıyla birlikte Cumhuriyet Meydanında düzenledikleri program ile Atatürk anıtına çelenk bıraktılar ve ardından Asri mezarlıkta ki Dr. C. Fethi Tevetoğlu ve Hacı Mustafa Bağışlayıcı hoca ile Şehitliği ziyaret ederek dua ettiler.

Anıtta ki çelenk töreninde bir konuşma yapan Şube Başkanı Prof. Dr. K. Tuncer Çağlayan’ın konuşması aşağıdaki gibidir.

 

Aziz Dava Arkadaşlarım, Kıymetli Samsunlular,

 

3 Mayıs 1944, Türk topraklarında yok edilmek istenen Türkçü düşüncenin şaha kalktığı sembol gündür. Geçtiğimiz asrın ilk Türkçü Başbuğu Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün inkılâpları ve hizmetleri ile Türk Kültürü temelleri üzerinde yükselen Cumhuriyetimiz, 1944 Baharında Sovyet rüzgârının da etkisi ile Türk kimliğinden uzaklaştırılmak istenmiştir. Türk’ü köksüzleştirme hareketine dur deme açık yürekliliğini gösteren Nihal Atsız ve dava arkadaşları mahkeme ve hapislere düşürülmüş, Komünist Sabahattin Ali – Atsız davası Irkçı-Turancı davasına dönüştürülerek onların şahsında Türkçülük yargılanmıştır. Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Türk Ocakları Genel Merkezinin temel atma törenine iştirak ederek bizzat harç koyan İsmet İnönü, kendi Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkçüleri maalesef fesat teşekkülleri kurmakla itham etme tutarsızlığını göstermiştir.

3 Mayıs 1944 de, Ankara sokakları, daha önce şahit olmadığı Milliyetçi refleksin gösterilmesine sahne olmuş, Türkçü Gençler fikir büyüklerini yalnız bırakmamıştır. Yüzlerce Türkçü genç Hükümetin talimatıyla tutuklanarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. Tutuklananlar arasında önemli Türkçü aydın ve askerler de vardır. Necdet Sancar, Remzi Oğuz Arık, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu ve Başbuğ Alparslan Türkeş gibi nice yiğit vatan evladı 1949’a kadar sürecek işkence, tahkikat ve esarete tabii tutulacaktır. Fakat 3 Mayıs hareketi Türk Gençliğinin yüreğinde taşıdığı Türklük ateşini söndürmemiş aksine daha da parlatmış, Bozkurtlar Ankara’da Türk’üz,  Türkçüyüz, diye haykırmıştır.

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Yakın tarihimiz Türk milliyetçilerinin davasında haklılığını ispat etmiştir.  Sovyet İmparatorluğunun zulmü altında inleyen soydaşlarımız bu gün hürriyetlerine kavuşmuş, Türk Milliyetçiliği uğruna toprağa düşen şehitlerimizin ruhu şad olmuştur. Ancak bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar 3 Mayıs ruhunun canlı tutulmasının gerekliliğini bize göstermektedir.

Üzülerek görüyoruz ki Türk Dünyası ile işbirliği ihmal edilmekte, Musul-Kerkük Türkmen Bölgesi olarak değil Barzani’nin arka bahçesi olarak görülmekte,  Kuzey Irak’taki Amerikan yapımı oluşum Türkiye tarafından tanınmaktadır. Balkan Türklüğünün başta eğitim ve müftülük sıkıntılarına çözüm aranmamaktadır. Türk Dışişleri, enerjisini,  Arap Dünyasının kaynayan kazanını ABD eksenli soğutmak için harcamaktadır. Kırım Türklüğü ve halen Rusya Federasyonu yönetimi altında yaşayan Soydaşlarımız için güçlü adımlar atılmamaktadır. Çin ile ekonomik ilişkiler dikkate alınarak Doğu Türkistanlı soydaşlarımız üzerinde Çin zulmünün devam etmesine göz yumulmaktadır.

Bugün ve her zaman Balkan Türklüğünün sıkıntılarına, Kıbrıs Türklüğüne, Musul-Kerkük-Halep Türkmenlerine, Karabağ ve Tebriz Türklerine sahip çıkmalıyız. Dış politikamızın temel ekseni Türkçü olmalıdır. Eğer Türklük kuvvet kazanırsa tarihte olduğu gibi bütün İslam ülkeleri ve mazlum milletler de kuvvet kazanacaktır. Bunun için Washington – Brüksel kriterleri değil yüreği Türk Dünyası için atması gereken Ankara kriterlerine tabii olmalıyız.

Terörle mücadelede Türkiye PKK terörüne taviz kar duruma sokulduğu imajı oluşmuş, Atatürk’ün ifadesi ile “Temelleri Yüksek Türk Kültürü” olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri çok kimliklilik tartışmaları ile sarsılmaktadır. Sivil anayasa tartışmaları, Türklük anlayışının Anayasadan çıkarılması iddialarının dillendirildiği bir sürece şahitlik yapmaktadır. Biz bu gün Türkiye’de Türk dünyasının işbirliğini geliştirmeyi konuşmamız gerekir iken, Türk Devletleri federasyonunu hayata geçirmenin heyecanını yaşamamız gerekir iken Türklüğü tartışıyor olmamız çok acıdır.

Hazırlanacak yeni anayasa Türk Milleti’nin geleceği için hayati önem taşımaktadır. Anayasalar ilahi metinler değildir; zamanın ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir. Ancak dil gibi bir milletin ilahi özellikleri değiştirilemez. Devletimizin adı, dili, bayrağı, tartışılmazdır. Ulu önder Atatürk’ün hayata geçirdiği Cumhuriyetimizin değerleri tartışılmazdır. Evet, anayasalar demokratik olmalıdır. Fakat bir o kadar da milli olmalıdır. Anayasa bir milletin maddi-manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi amaçlamalıdır. Bu sebeple yeni anayasayı sivil anayasa olarak değil milli anayasa olarak algılamalı ve isimlendirmeliyiz.

Büyük Türk Milleti, Değerli Samsunlular,

Biz Türk Ocaklılar ve Türk milliyetçileri var oldukça son nefeslerine kadar Atamızın ifade ettiği tarihte Türk olan vatanımızı ebediyete dek Türk kalmasının teminatı olacağız. Milletlerin mücadelesi olarak akıp gelen tarihin bu asrını yine Türk asrı olarak inşa edeceğiz. 100 yıl öncesinde Gaspıralı İsmail’in hedefi olan Türk Dünyasının dilde-fikirde-işte birliğini kuracağız. Ecdadımızın bize yüklediği bu ağır mesuliyeti yine onlardan aldığımız kudretle aşacağız.

Atamızın huzurunda 3 Mayıs Türkçüler gününüzü kutluyor, Türk Milliyetçiliğine hizmet etmiş, çilesini çekmiş bütün büyüklerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Sözlerimi Atatürk’ün veciz ifadesi ile ve sizi de davet ederek bitirmek istiyorum. Ne Mutlu Türk’üm diyene!

Tanrı Türkü Korusun ve yüceltsin

03.05.2012

Prof. Dr. K. Tuncer ÇAĞLAYAN

Türk Ocakları Samsun Şube Başkanı

Fotoğraflar için tıklayınız…

337 okuma