Tarihle Yaşamak

 

Salim cohce Samsun Türk Ocağı tarafından on beş günde bir düzenlenen konferansların yanında, Çarşamba akşamları 18.30-19.30 arasında tertiplenen Baykara Meclisi Sohbetlerinin bu haftaki (06. 12. 2017) konuşmacısı İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Salim CÖHCE oldu. “Tarihle Yaşamak” başlığıyla gerçekleşen sohbetine bugünü anlamak için dünün önemini vurgulayarak başlayan Cöhce, “tarihle yaşamak” ve “tarihi yaşamak” gibi iki kavrama dikkat çekerek, bunların ayrı ayrı şeyler olduğunu ifade etti. Bazı insanların tarihi yaşayıp bir türlü günümüze gelememelerinin nedeninin daha çok hayal aleminde yaşamalarından ve geleceğe geçmişten ders almadan ütopik bir bakış açısı ile bakmalarından kaynaklı olduğunu ifade etti. Bazı insanların ise tarihte yaşayarak, tarihten günümüze bir şeyler çıkararak varlıklarını sürdürdüklerini söyledi. Profesyonel tarihçilerin ise ikinci yolu tutarak, yani tarihi anlamlandırıp eğip bükmeden ortaya koyduklarını vurguladı. Eski dönemlerde Türklerin anlaşılabilmesi için yabancı devletler eli ile yapılan bir takım çalışmaların bulunduğuna dikkat çekerek Türk toplumunun başarılarının nedenini anlamak noktasında düşmanlarının bunlardan yararlandığını vurguladı. Bizim tarih yazımını ihmal ettiğimiz dönemler hakkında Çin kaynakları başta olmak üzere farklı kaynaklarda sunulan bilgilere müracaat edildiğini ifade etti. Tarihte Türklerin kadına karşı tutumuna, kadının Türk kültüründeki belirleyici yerine, Çin veya başka milletlerde ki kadın algısına değindi. İslam öncesi ve sonrası Türk toplumunun “insan” merkezli bir dünya kurduğunu ifade ederken bir insanı severken de nefret ederken de yaradılış gereği, uç noktalarda duygularını yaşadıklarını söyledi. Millet ve soy gerçeğinin Kuran’da kabul edilen kavramlar olduğunu belirtirken, bu durumun inkar edilmesinin art niyetli bir yaklaşım olduğunu kaydetti. Türklerin kadim özelliklerini temelde muhafaza etseler de kültürel açıdan bir değişim geçirdiklerini, kültürel aşınmaların büyük toplumsal yıkımlara yol açtığını ifade etti. Bu yıkımların nedeninin ise şuur altımızda oluşturulan devşirme kabullerden ve batı baskısından kaynaklandığını dile getirdi. Eğitim sistemimiz başta olmak üzere kurumlardaki yetersizliğin Atatürk’ten sonra onun gibi bir siyasetçinin gelmemiş olmasından kaynaklandığını vurguladı. Türkiye’nin tehlikeli bir süreçten geçtiğini ifade ederken, “Türkiye önümüzdeki beş seneyi atlatırsa önemli ekonomik gelişmeler olacak ” öngörüsünde bulundu. İçteki ve dıştaki bir takım düşman unsurların varlığına değinirken ” Bizim şu anda kendi çıkarlarımızı geride bırakarak, millet adına birlikte hareket etmemiz lazım” dedi. Tarihle yaşamanın bilmekle olacağını vurgulayarak şu sözlerle konuşmasına son verdi: “Bizim birliğimizin bütünlüğümüzün devam ettiği sürece silah önemli değildir, savaşı süngü kazanır, zafer süngünün ucundadır, süngüyü bilek tutar o bilek de yüreğe bağlıdır, bunların hepsi bizde var…Biz her şeye rağmen, her türlü kötülüğün bize dayatılmasına rağmen, Allah’ın ehlullahıyız, sevgili kullarıyız, Allah’ın seyfullahıyız, İslam’ın kılıcıyız, Allah’ın cundrullahıyız yani,ordusuyuz, bunun böyle olduğuna inanıyorum. Allah bizi seviyor. …Bizim bu gün düşünen, düşündüğünü anlatabilen, halkı ile bütünleşmiş aydınlara ihtiyacımız var. Bunu da sağlayabildiğimiz taktirde, fitneleri giderebildiğimiz taktirde, bizi hiç bir millet tutamaz, zira Batı çürümüştür. Bunun için “tarihte yaşamak” önemlidir, tarih bir milletin “hafıza”sıdır, tarih bir milletin “kimlik kartı” dır, varlık sebebidir. Biz burada bu toplantıyı yapıyorsak, bu tarihteki bir takım gelişmelerin sonucudur”.

Salim cohce1

41 okuma